Web’e Güç Veren Yazı Biçimi: 10 Altın Kural

Posted: Ekim 31st, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Web Tasarımı | No Comments »

Ann Handley’nin yazısını marjinal.com.tr tercüme edip, koymuş.

“Ziyaretçilerin Web sitenizde en çok yaptıkları şey nedir? Evet, bazı Web siteleri daha fazlasını sunuyor olabilir… Yetişkinlere özel görsel eğlence gibi. Ancak, çoğumuz için durum şu ki, ziyaretçilerimiz bilgi almak için sitelerimize uğruyorlar. En basit anlatımla, pek çok kişi, tek bir şey yapmak için site ziyaret ediyor: Okumak.

Ama genellikle, sitenin sözcüklerine verdiğimiz değer, örneğin onun “havalı” tasarımına verdiğimiz değerle orantılı değil.

En azından, “Kaliteli içerik yaratmak ve yayınlamak, bilgi ekonomisinde kritik bir beceridir” diyen içerik gurusu Gerry McGovern’ın görüşü böyle.”

Ann Handley, Gerry McGovern‘in San Fransisco’daki bir konferansta Web sitesinin kullanılabilirliği üzerine yaptığı konuşmasında, okuyucuları ya da müşterileri bir siteye çekecek güçlü bir içerik yazmaya ilişkin sunduğu 12 altın kurallı reçeteyi 10 maddede toparlamış.

  1. Okuyucunuzu tanıyın
  2. Bir biçem ve ton geliştirin
  3. Yasa ve telif hakkı konularını iyi bilin
  4. Ölçek önemlidir
  5. Dolambaçsız ve net olun
  6. Konu başlıkları kritiktir
  7. Özetler –Ne olduğunu tahmin edin!- özet olmalıdır
  8. Araştırmacılar için yazın
  9. Web dokümanları yaratın
  10. Kırpın, budayın, ayıklayın!

Yazının tümünü buradan okuyabilirsiniz.


Online marka isimleri

Posted: Ekim 27th, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: İnternet | No Comments »

Mevcut şirketlerin websiteleri yaptırdıklarında nelere dikkat etmesi gerektiği üzerine yazılar yayınlamıştık. Yeni bir online marka oluşturma ise, benzer özellikler gösterse bile, markalandırma, imajın oluşturulması gibi süreçler açısından mevcut bir şirketin sitesinin yapılmasından farklılıklar gösteriyor.

Marka isimlerinin marka değerlerini yansıtmaları, muhakkak ki esaslardan birisi. Şirketler marka ismi seçimlerini sadece domain adının mevcûdiyetine bağlı olarak vermemelidirler diyor, Daniel Letts. O, eski domain kapma döneminin çoktan sonra erdiğini, ve artık ismin markanın kendisiyle ilgili birşeylere işarat etmesi gerektiğini vurguluyor.

Daniel Letts, domain adlarının sadece markanın daha iyi işlemesini sağlayacak, onun daha kolay hatırlanmasını sağlayacak, bulunmasını kolaylaştıracak sürecin bir parçası olduğunu söylüyor. Hesaba katılması gereken diğer stratejik noktalar markanın online inşası ve markanın neden orada olduğu, ne yaptığı ve kimleri çektiğinin açık bir analizi olmalıymış. Ancak bu faktörler doğru şekilde gözden geçirildikten sonra, markanın online sunumu, mizanpaj, renkler, web site içeriği ve kullanışlılık konuları hakkında düşünmeye başlayabilirsiniz, diyor.


Kullanıcısını etkileyen siteler

Posted: Ekim 26th, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Web Tasarımı | No Comments »

Hem istenilen bilgiyi yeterince almamızı sağlayacak, hem de sitede gezinme deneyimini başarılı şekilde destekleyen site yapmaın mümkün olmadığına inanılıyor. UIE, eğer tasarımcılar seslendikleri kitlenin neyle ilgilendiklerini bilirlerse, her iki ihtiyacı da karşılayabilecek sitelerin yapılabileceğini söylüyor.

Webte “etkileşimli tasarım” sadece daha kullanışlı siteler yapmak anlamına gelmiyor. “Etkileşimli tasarım”ın temel öğeleri kullanılarak, satışın artmasını sağlamak yada dolaylı olarak satışa etki etmek amacıyla da pek çok fonksiyon eklenilebiliyor. Amazon.com‘un ana sayfasında sunduğu özel indirimler, ürün sayfalarında sunulan öneriler, ürünlerle ilgili “kullanıcı görüşleri” gibi pek çok özellik, bu konuda örnek olacak nitelikte.

UIE website kullanışlılık testlerindeki çıkarımlarına dayanarak, kullanıcıların, başarmak istedikleri amacın bir kısmını yada tamamını yapana kadar websitelerinden etkilenmediklerini söylüyor. Siteden genel anlamda, ancak asıl amaçlarının bir kısmını başardıkları takdirde etkileniyorlarmış.

Detayları buradan okuyabilirsiniz, güzel bir yazı.


Web şablonlarının popülaritesi

Posted: Ekim 14th, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Web Tasarımı | No Comments »

Önceleri web tasarımına estetiğini yansıtamayan çoğu insanın başvurduğu çözümlerden birisi idi web şablonları(web templates). Bunlar frontpage veya diğer programların şablonları ya da bazı tasarımcıların basit tarzdaki denemeleri. tabii bunlar arasında kaliteli çalışmalarda oluyordu.  Ama şu bir gerçek ki:  hiçbir zaman istenen şablonlara erişmek mümkün olmuyordu.

Geçenlerde dolaşırken -nereden geçtiğimi hatırlamıyorum- bir siteyle karşılaştım: Template Monster. Adından da anlaşılacağı gibi bir şablon sitesi. şablonları inceledikçe şaşkınlığım artmaya başladı. gerçekten kaliteli sayılabilecek, onlarca konu için tasarlanmış 900′ü aşkın şablonla karşılaştım. olayı o kadar geliştirmişler ki neredeyse aradığınız her şablona karşılık bulmak mümkün. hatta flash intro ları bile hazırlamışlar. fiyatlar 20 ila 80$ arasında değişiyor.

Farklı şablon sitelelerini de inceledim. guistuff da kendi şablonlarınızın renklerini, logolarını vs. kendiniz belirliyorsunuz.

Beğendiğim bir diğer site ise 4templates oldu. burada kaliteli şablonları daha 5-30 $ arasına almanız mümkün. Bu siteler gibi şablon satan birçok siteye erişmek mümkün.

Bütün bunlar bana bu konuda yeni bir pazarın doğduğunu haber veriyor.


E-bültenler ve kullanıcı sadakati

Posted: Ekim 14th, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Web Tasarımı | No Comments »

Adweek‘in haberine göre, yapılan son araştırmalara göre insanlar e-bültenler sayesinde şirketlere web siteleri aracılığıyla olduğundan daha fazla bağlılık ve sadakat duyuyorlarmış. Nielsen bunu, “E-bültenler posta kutusuna geldiğinden daha kişisel olarak düşünülüyor, ve onlarla daha sürekli bir ilişki oluşuyor. Diğer yandan, web siteleri belirli bir konuda cevap bulmak için bakılan yerler, …” şeklinde açıklamış.

Tüketicilerin e-bültenlere olan yüksek eğilimlerine rağmen, Nielsen kötü sunulmuş bir e-bültenin şirketin müşteri ile olan ilişkilerinde kötü bir web siteninkine oranla daha büyük zarar verici etkisi olabileceği konusunda uyarıyormuş.

Araştırma aynı zamanda kullanıcıların e-bültenleri, spesifik içeriğin yerini belirttikleri için yada daha geniş bir içerik arasındaki önemli noktalara kısayollar içerdiğinden zaman kazandırıcı olarak görüldüklerini de ortaya çıkarmış. Bu yüzden, e-bültenlerin göz gezdirmeye elverişli şekilde hazırlanmasının başarıda önemli bir faktör olduğu vurgulanıyor.

Diğer yandan, araştırma, e-bültenlerinin %23′ünün baştan sona okunduğu, %50’sinin kısmen okunduğu yada göz gezdirildiği, kalan %27’sinin ise hiç açılmadığını ortaya koymuş.

Çalışmaya göre, e-bültenler önemli oranda başarı sağlamasına rağmen, daima, spam ile ilişkilendirilme tehlikesini de taşıyorlarmış. Bu yüzden, Nielsen‘e göre şirketlerin, e-bültenlerini spamden ayrımak için başlıklarında “bedava”, “ücretsiz” gibi kelimeler kullanmaktan kaçınmaları gerekiyormuş.


Naomi Klein ile söyleşi

Posted: Ekim 12th, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Alternatif | No Comments »

“Yatak odasından spor salonuna, üniversite kürsüsünden televizyon kanalına, kültür-sanat programından saç şekline kadar markalarla çevrili bir dünyada yaşıyoruz. Bu durumu tespit eden ve No Logo kitabını yazan Kanadalı gazeteci Naomi Klein, marka karşıtı mücadelenin ‘marka’sı haline geldi.

Hatta bu yüzden Naomi Calvin Klein diye anılmaya başlandı. Bütün dünyayı kasıp kavuran ve Seattle’dan Prag’a, Londra’dan Roma’ya uzanan küreselleşme karşıtı eylemlerin bayrağı olan ‘‘No Logo-Küresel Markalar Hedef Tahtasında’’ isimli kitap şimdi Türkçe’de.”

Hürriyet‘teki ilgili haber ve Naomi Klein ile yapılan süper söyleşi.


Tarih yazımıyla ilgili öneriler

Posted: Ekim 11th, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Web Tasarımı | No Comments »

Özellikle seyahat sitelerinin kullanışlılığı üzerine danışmanlık yapan Travel UCD şirketi, otel rezervasyon sistemlerindeki tarih girimi tasarımlarına kullanıcıların verdikleri tepkileri ölçmek üzere bir kullanışllık testi yapmış. Ortaya çıkan rapor benzer sitelerde kullanılabilecek tarih girimiyle ilgili 25 öneri sunuyor.

Bunların arasında bazı önemli öneriler:

  • Tarih biçimi konusundaki hataları ve karışıklıkları ortadan kaldırmak için “dropdown” menüler kullanın.
  • Kullanıcıların seçmeleri gereken seçenekleri azaltmak için, bir dropdown’dan tarih seçimi sırasında, ay ve yıl isimlerini birleştirerek kullanın. (örneğin “Haziran 2002″ gibi.)
  • Kullanıcıların “mouse” (örneğin “dropdown” menüler için) ile “keyboard” (örneğin metin alanlarını doldurmak için) kullanımları arasındaki geçiş sayılarını azaltın.
  • Varsayılan tarih olarak bugünün tarihini kullanın
  • Tarih/gün uyumunun olup olmadığını anlamak için hata kontrolü yapın. (Örneğin Şubat 31 çekmez.)
  • Ay adlarını kısaltmayın. (Örneğin, “Haz.” yerine “Haziran” kullanmayı tercih edin.)
  • Yardımcı olarak küçük bir takvim eklemek faydalı olabilir. Ama tamamen buna güvenmeyin, çünkü kullanıcıların çoğu onu kullan(a)mayacak.
  • Hataları azaltmak için seçilen tarihe denk gelen günün adını gösterin.

Raporun tümünü PDF (975 kb) olarak buradan indirebilirsiniz.


Web formlarının doğru kullanımı

Posted: Ekim 4th, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Web Tasarımı | No Comments »

Daha önce CHI-WEB‘te, web formlarıyla ilgili uzun bir konu geçmişti, bulamadım.

Aynı konuda, IBM‘den Jodi Bollaert form elemanlarının doğru kullanımıyla ilgili ayrıntılı bir yazı yazmış. Yazı, çeşitli web formlarının kullanım alanlarını tanımlıyor, grafiksel örneklerle çokça rastlanan kullanışlılık problemlerinden bahsedip bunlar için çözümler öneriyor.

Yazıdan, altı çizilmesi gereken birkaç nokta:

  • Veri girilecek alanlar için, izin verilen değerler ve biçimleri hakkında yeterli miktarda bilgi verin.
  • “input” kutucuklarını çok küçük yapmayın.
  • Bazen kullanıcı için, yazmak, “dropdown” menüden birşey seçmekten daha kolay olabilir.
  • Kullanıcılar için tarih alanlarının doldurmasının en hızlı ve kolay yolu, onlara gün, ay, yıl olarak ayrılmış ayrı alanlar sağlamaktır.
  • “Radio” butonları, daima varsayılan bir değer içermelidir.
  • Form başlıkları daima iki nokta üst üste ile bitirilmelidir.
  • Form başlıkları, form elemanlarının içine yazılmamalıdır.
  • “Reset” butonları kullanılmamalıdır.
  • Form elemanları tüm site boyunca, tutarlılık gösterecek şekilde, aynı yerlere yerleştirilmelidir.

Jodi Bollaert yazısında, ayrıntılı şemalar ve örneklerle form elemanlarının doğru ve yanlış kullanımlarını da örnekliyor.


Online gizlilik endişeleri

Posted: Ekim 1st, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: İnternet | No Comments »

AT&T, internet kullanıcılarının “online gizlilik” konusundaki hassasiyetlerini anlamak için bir araştırma yapmış. Araştırma sonucunda ortaya pekçok ilginç bulgular ortaya çıkmış. Örneğin, özellikle formların doldurulmasının yada yanlış doldurulmasının nedeni ile ilgili bulgu, benim de pek çok formu doldurup doldurmama konusunda dikkat ettiğim bir etken.

Ortaya çıkan bulgulardan birkaç ilginç madde:

  • Araştırmaya katılanların %11′i telefon numaralarını verirken rahat olduklarını söylerken, %76’sı eposta adreslerini verdiklerinde genelde rahat olduklarının söylemiş.
  • Katılanlardan %54′ü tam isimlerini vermekten rahatsızlık duymuyormuş.
  • Online formların doldurulmaması yada yanlış doldurulması için öne sürülen en büyük neden, elde edilen bilgilerin niçin kullanılacağının belirtilmemesi imiş. (%96’sı böyle söylemiş) . Daha az geçerli sebep olarak ise, web sitelerinin “gizlilik belgesi” içermemesi (%49) gösterilmiş.
  • Katılımcılardan bir kısmı, web sitelerinin gizlilik belgelerinde vaad ettikleri şeylere gerçekten uyup uymadıkları konusunda şüpheli imiş.
  • Araştırmanın uygulandığı kişilerin %52’si, kukilerin kullanımıyla ilgili endişelerinin olduğunu belirtmiş.