Ephemera Now

Posted: Ağustos 29th, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Popüler Kültür | No Comments »

Ephemera Now yüzyıl ortasının Amerikan rüyasına ait reklamlar, çizimler gibi kısa süreli popüler kültür gereçlerini kategorilere ayrılmış olarak kaliteli scanlar şeklinde sunan bir site. Cars, wagons, Coca Cola, trucks, advertising gibi başlıklarda yüzlerce kaliteli imaj var.

“EphemeraNow.com is a Web site dedicated to the advertising and illustration art of mid-century America. In addition to offering images for your viewing pleasure, we sell high-quality scans of color illustrations in the public domain, for print, broadcast and Web use, as well as a limited selection of advertising from vintage periodicals (Coke). ”

Tüm kaliteli scanların yanında, navigasyonu biraz zor olsa da sitenin kendisi hoş tasarlanmış.


Youngpup’tan Webte Standartlar Üzerine

Posted: Ağustos 29th, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Web Tasarımı | No Comments »

Youngpup.net‘te sitelerinin neden web standartlarına uygun şekilde kodlanması gerekliliği üzerine yeni, çok iyi bir yazı var. Yazı weble çok içli-dışlı olmayan kişiler için yazılmış, bu yüzden eğer CSS, W3C, HTML ve XML gibi konularda pek bir bilginiz yoksa, buna rağmen yazının ana fikrini kolayca anlayabilirsiniz.

A. Aron yazıyı müşterilerine (kendi deyimiyle mali müdüre, teknisyenlere ve görsel tasarıcımlara) standartlara uygun kod kullanmanın önemini anlatmak için yazmış, ancak yazı herkese hitap ediyor ve web tasarımının bu noktada gittiği yol hakkında tatmin edici bir perspektif sağlıyor.


10 Maddede Kullanıcı Odaklı Tasarım

Posted: Ağustos 14th, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Web Tasarımı | No Comments »

“Kullanıcı Odaklı Tasarım ve Web” konulu yazısında Raïssa Katz-Haas webte kullanıcı odaklı tasarım için pek çok ipucu sunuyor.

Yazının orjinali oldukça kapsamlı, ben sadece bana ilginç gelenleri maddeler halinde, daha derli toplu bir hale getirdim.

  1. Görsellik — Navigasyon gibi önemli tasarım elemanlarını kolayca görülebilir şekilde yerleştirin, böylece kullanıcılar ne yapabileceklerini ve ne yapamacayaklarını tek bir bakışta kestirebilsinler. Görsellik kullanıcıların hareketlerinin etkilerini tahmin etmelerine yardımcı olur.
  2. Hafıza Yükü — Hafıza yükünü azaltmak için ekrandaki elemanları sitenin tamamında geçerli olacak şekilde anlamlı ve tutarlı yapın. Böylece, kullanıcılar bir sayfadan diğerine geçtiklerinde, elemanların ne anlama geldiğini hatırlamak zorunda kalmayacaklar. Ayrıca, yeni nesneleri kullanıcıların daha önceden alışkın oldukları ile ilişkilendirmek te, kullanıcıların hafızalarındaki yükü azaltmada etkili olacaktır.
  3. Geribesleme — Kullanıcılara hareketleri karşılığında, anında geribesleme sağlayın. Örneğin, kullanıcı bir butona bastığında, ekranda birşeyler değişmeli ki, kullanıcı sistemin işlemi anladığını ve yerine getirdiğini anlasın.
  4. Bilgiye Erişebilirlik — Kullanıcılar aradıkları bilgiyi kolayca ve hızlıca bulmak isterler. Kullanıcıların bu ihtiyaçlarını yerine getirmelerini sağlamak için:
    • Kullanıcılara aradıkları bilgiye ulaşabilmeleri için, navigasyon öğeleri, arama fonksiyonları ve site haritası gibi birden fazla seçenek sunun. Ancak, kafalarının karışmasını önlemek için tek seferde, belli sayıda seçenek sunun.
    • Bilgiyi küçük, sindirilebilir, kullanıcı için anlamlı olabilecek parçalara bölün.
    • Kullanıcıların istediklerinde, sayfaları şöyle bir gözden geçirmelerini kolaylaştırın; okumak yerine sadece bir gözden geçirme ile de, ilgilendikleri bilgileri görebilmelerini sağlayacak ipuçları kullanın.
  5. Yönlendirme/Navigasyon — Aşağıdaki navigasyonla ilgili ipuçlarını kullanarak, kullanıcların istedikleri bilgiye kolayca ulaşmalarına yardımcı olabilirsiniz:
    • Linkleriniz yeterince açıklayıcı olsun.
    • Bir site haritası bulundurun.
    • Diğer sayfalara geçmek için açık yollar sunun.
    • Her sayfada, kullanıcının o an hangi sayfada olduğunu ve hangi sayfalara nasıl gidebilceğini anlatan tasarım elemanları kullanın.

    “Frame” kullanmayın. İllâ “frame” kullanmanız gerekiyorsa, idareli kullanın. “Frame”li sayfalarda pek çok normal browser fonksiyonu/özelliği olması gerektiği gibi çalışmadığından, bu kullanıcının kafasını karıştırabilir. Web kullanıcılarının yaklaşık % 60′ının ana navigasyon aracı olarak “Geri” butonunu kullandığını düşünürsek, bunun olması gerektigi gibi çalışmadığı durumlarda kullanışlılık sorunlarının su yüzüne çıkacağını hesaba katmamız gerekir.

  6. Hata Mesajları — Kullanıcıların hata yapması muhtemel durumlardan kaçınarak kullanıcı hatalarını en aza indirmeye çalışın. Aynı zamanda, hata yapılan yerin kullanıcı tarafından bilinmesini sağlayın ki, kullanıcılar hatalarını kolayca görsün ve düzeltebilsin.
  7. Haz Verme — Sitenizi kullanması ve görüntülenmesi zevk verecek şekilde tasarlayın. Kullanıcıların arayüze karşı olan tatminleri, onların
    • Kullanım kolaylığı le ilgili algılarını,
    • Siteyi nasıl kullanacaklarını öğrenmedeki motivasyonlarını,
    • Sitedeki bilginin güvenilirliği hakkındaki fikirlerini

    etkiler.

  8. Metinlerin Okunurluğu — Metinleriniz kolay-okunur olsun. Online dokümantasyon hazırlarken şunlara dikkat edin:
    • Metinlerinizin özellikl gövde kısmlarında “serif font”lar yerine “sans serif font”lar kullanın.
    • Süslü fontlar kullanmayın.
    • Orta boyutta fontlar kullanın. (Gövde metninde, “sans serif font”lar için 9-11 pt, “sans serif font”lar için de 11-12 pt genelde iyidir.)
    • Metnin tümünü büyük harf yapmak yerine, büyük küçük harfi karışık kullanın.
    • Dizi uzunluğunun 50-60 karakterden fazla olduğu metinlerin okunması daha zor olur.
    • Okunurluğu arttırmak için, artalan ile metin renklerinin birbirinin zıttı olmasına dikkat edin. Açık bir artalan üzerinde, koyu bir metin en iyi şekilde okunur.
  9. Kullanılan dil — Aşağıdaki ipuçlarını kullanarak metinlerinizin kullanışlılığını arttırabilirsiniz:
    • Tutarlı bir dil kullanın.
    • Teknik terimler yada jargon yerine kelimelerin günlük kullanımlarını seçin.
    • Aktif gramer yapıları (örneğin “x y tarafından yapıldı” yerine, “y x’i yaptı”) kullanın.
    • Basit cümle yapıları kullanın.

    İnternet kültürel ve ulusal sınırları aşan bir yapı olduğundan, muğlaklıklar konusunda dikkatli olun. Şunlar yanlış anlaşılmanıza neden olabilir:

    • Espiriler (Espiri kültürler arasında farklı çevrilebilir. En iyi ihtimalle anlaşılmaz, en kötü ihtimalle ise saldırı olarak algılanabir.)
    • Metaforlar
    • İkonlar
    • Deyimler
    • Kelime oyunları
  10. Görsel tasarım — Arayüzünüzün estetiği, bilgiyi kullanıclarınıza etkili şekilde iletmede önemli bir rol oynar. Sitenizi tasarlarken, şu görsel tasarım stratejilerini dikkate alın:
    • İlginç ancak sade ve kolay anlaşılır sayfalar yapın.
    • Bilgilendirmek için grafikleri kullanın. Bu kullanıcıların memnuniyetini ve motivasyonunu arttırır. Bunun yanında, sadece dekorasyon görevi gören grafikler kullanmaktan kaçının.
    • Büyük boyutlu grafikler kullanmamaya çalışın. Bu sayfanın yüklenme hızını arttıracağı için, kullanıcılarınızın sabır ve enerjisinden yememiş olursunuz.
    • En önemli öğeleri, görsel olarak öncelikli olacak şekilde tasarlayın.
    • Birbiriyle ilişkili elemanları gruplandırın, böylece kullanıcılar sadece bulundukları yerlere bakarak elemanları ilişkilendirebilirler.
    • Önemli elemanları vurgulamak, sayfayı görsel anlamda düzenlemek ve kullanıcıların gözlerine biraz boş alan bırakmak için beyaz boşluklar kullanın.
    • Renkleri kullanırken tutucu olun. Renk kullanıcların ilgisini çekmede yardımcı olurken, onları gereksiz yere şaşırtabilir yada yanlış yönlendirebilir. Aynı zamanda, her kesin aynı donanıma sahip olmadığını hesaba katarak, kullandığınız rengin web ortamında ve farklı platformlarda sizin olmasını istediğiniz gibi görüntülendiğinden emin olun.

Yazının tümünü buradan okuyabilirsiniz.


Tasarım markayı ne kadar etkiler?

Posted: Ağustos 2nd, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Web Tasarımı | No Comments »

Aldığımız, kullandığımız şeyler, bizim o neseye karşı olan, ve o nesnenin markası ile ilgili düğüncelerimizi etkiler. Ama marka sadece o üründen ibâret değldir. Onunla birlikte pek çok düşünce, imaj hatta bazen bir bütün olarak bir hayat biçimi de, o marka ile birlikte o marka hakkındaki fikirlerimizi değiştirebilir.

Şu yazıya göre, ticari açıdan baktığınızda, markalar birer yatırım aracı gibidir. Bunu bir tasarruf hesabı gibi düşünürseniz, bir şirket olarak markaya yaptığınız yatırım, zaman içinde size fazlasıyla geri dönecektir.

Bu yüzden şirketler, bireylerin markayı algılama biçimlerinin inşâsı üzerine para harcarlar (onlar buna “markayı güçlendirme” diyorlar). Bu noktada, marka bireylerin satın alma davranışlarında ciddi şekilde etkiye sahip olmabilmek için, yeterince güçlü olmalı. Örneğin bir ürün için daha fazla para ödeyeceksiniz, o markanın sizin “güvendiğiniz marka” olması bir etken olabilir.

Yazı, bir birey için, markaların birer algılama olduğunu söylüyor. Örneğin, Harvard Üniversitesi bir markadır. Birçok kişi Harvard Üniversitesini önde gelen bir eğitim kurumu olarak algılamaktadır. Yine birçok kişi Harvard Üniversitesini aşırı pahalı olarak düşünür. Bütün diğer etkilerin yanında, bu iki algılama Harvard’ın markasını oluşturan en önemli şeylerdir.

Markayı oluşturan elemanlar, örneğin adlar, logolar, sloganlar, ve paket, tümü, bu algılamalar için birer kısayol vazifesi görür. İnsanlar satın alma kararlarını verirken bu kısayolları kullanırlar. Örneğin, bir tüketici Kodak’ın ürettiği bir filmin daha kaliteli oluğu düşüncesine sahipse, hangi ürünü alacağına karar verirken Kodak logo ve markasını birer kısayol olarak kullanacaktır.

Bütün bunlardan yola çıkarak, tasarım fakörünün bir “marka” üzerinde nasıl bir pozitif etki oluşturabileceğini tespit etmek amacıyla bir seri araştırma yapılmış.

Araştımaların ilk sonuçları oldukça cesaretlendirici olmuş. Buna göre, insanların bazı alışveriş sitelerinden alışveriş yaparlarken, markalara karşı olan algıları güçlenirken bazı siteler için durum tam tersi çıkmış.

Araştırma sonucu ortaya çıkan şu iki bulgu olduça önemli:

  • Araştırmaya katılan 13 site arasında, ürün satın alırken, satın alıcıların o markayı satın alabilmeleri ile, markanın gücü arasında ciddi bir ilişki bulunmuş. Bir şey satın almak için gelenler, arzuladıkları şeyi alabildikleri sürece, “marka” ile ilgili pozitif düşünceleri artıyormuş.
  • Belirli tasarım elemanlarının kullanımının, insanların “marka”ya karşı olan tavırlarının değişmesiyle çok güçlü ilişki içersinde olduğu sonucuna varılmış. Örneğin, giysi alırken “beden ölçüm tablo”su kullanan kullanıcılar, daha çok bu sitedeki marka gücünün artışını gösterirken, arama motorunu kullananlar “markanın gücü”ndeki azalma ile ilişkilendirilmiş.

Yazıya göre bu iki bulgu, bize kullanıcıların hedeflerini başarmalarını sağlayacak tasarımlar yaptığımızda, markanın gücü üzerinde uzun dönemli pozitif etki sahibi olabileceğimizi söylüyor.

Bu aynı zamanda, daima kullanıcılarının hedeflerini başarmalarına odaklanan firmaların neden sürekli kar ettiklerini açıklıyor. Amazon ve eBay, sitelerinin inşâ aşamalarını, kullanıcılarının siteye gelme amaçlarını başarabilmelerini sağlayacak yeni tasarım elemanları bulmaya çalışıarak geçiriyorlar. Diğer yandan, Boo.com ve Pets.com gibi, reklam kampanyaları için milyon dolarlar harcayan firmalar, bütün harcamalarına rağmen markalarını güçlendirmeyi başaramıyorlar.