İçeriği daha iyi sunma yolları

Posted: Ocak 27th, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Web Tasarımı | No Comments »

Televizyon, gazete, radyo ve bugün artık internet gibi farklı medya araçları için belirlenen içerik tipleri ve bunları takip eden kitlelerin ilgileri birbirinden çok farklı. Bunu reklam, yazı, konuşma gibi ürünlerin gazete, radyo ve web gibi farklı medya araçlarındaki sunuluş biçimlerini karşılaştırarak daha iyi anlayabilirsiniz. Bu genelde farklı medya araçlarının farklı imkanlar sunmasından kaynaklanıyor. Bu farklılık aynı zamanda takip eden kişilerin özelliklerinin farklı olmasına da neden oluyor. Sonuç olarak bir internet kullanıcısı ile bir televizyon seyircisinin, bir gazete okuyucusunun beklentileri farklı oluyor.

Strategies For Enhancing Content Usability For The Web adlı makaleye göre web sitenizin içeriğini anlaşılır ve ulaşılır kılmak, hitap ettiğiniz insanları tanımak ve çalıştığınız ortamı bilmekten geçiyor. Yeni olmasına rağmen, hepimiz biliyoruz ki web ortamının bize sağladığı olanaklar alışık olduğumuz medya türlerinin sağladılarıdan faklı. Web ortamı, bazı yönlerden kısıtlayıcı olduğu kadar, kendine has bazı avantajlar da içeriyor.

Bu konuda yazının verdiği örneklerden birisi bölümler ve sayfalar arasındaki geçiş, ve ulaşım şekliyle ilgili. Örneğin, gazetede, bir sayfadan diğerine geçmek çok kolay bir işken, okuduğunuz makale ile ilgili diğer makalelere ulaşmak, gazetenin arşivindeki benzer konuları bulmak, yazar ile ilgili ayrıntılı bilgilere ulaşmak zordur. Yine, mesela, gazeteyi beğenmiyorsanız, ayakabılarınızı ve montunuzu giyip başka yerlere gitmek zor bir işken, bir siteden diğerine geçmek size bir klik uzaklığındadır.

Makalede web içeriğini daha kolay okunur, ve anlaşılır biçimde nasıl sunulabileceği üzerine tavsiyeler de var. Dahası makalenin sunduğu pratik örnekler kullanıcıların genel ilgilerini anlamak açısından da önemli.


Web site tasarımı // notlar

Posted: Ocak 27th, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Web Tasarımı | No Comments »

ScootJr benden Graphart için bir makale istemişti. Sonrasında makalenin Türk tasarımcıların niye uluslararası platformda başarılı olamadıkları, Türkiye webtasarım sektörü, Türk tasarımcıların özellikleri, avantajları, dezavantajları vs. gibi gibi konuları içeren bir yazı yazılmasına karar vermiştik.

Bu makale için aldığım notlar o kadar artmış ki, bu notlardan birkaç ayrı konuda yazılabilicek bir halae geldi. Bu notlar arasındam web tasarımına yabancı olanların dışarıdan baktıklarında kafalarında oluşan bazı sorulara cevap olabilecek birkaç noktayı biraraya getirmeye çalıştım.


Her mesleğin kendine göre riskleri var. Böylesi bir iş seçerken aklınızda tutmanız gereken ilk şey, sabit gelerinizin olmayacağı gerçeğidir. Çok iyi paralar kazandığınız zamanlar olacaktır, ancak işlerin kötü gittiği zamnlarda bir şekilde ayakta kalmayaı başarmanız gerekiyor. O yüzden herşeyden önce ciddi bir hesap/kitap yapıp, adımlarınzı ona göre atmanız gerekiyor. Bu ileride başınıza gelebilicek kötü durumların biraz olsun önlenmesine yardımcı olacaktır.


Web sitesi tasarlamayı seviyorsanız, ve bunu kotaracak derecede bilgi ve tecrübeniz varsa, işinizin değerli kılan, önemli ve zevk veren bir iş yaptığınızı bilmeniz olacaktır, ayrıca başkalarının yaptığınız işi beğenmesi, kafanızda düşlediğiniz şeyleri bir ürün halinde ortaya koyduğunuzda bunun birileri tarafından takdir etmesi sizi fazlsıyla memnun edecektir.


Website tasarlamak düşüncelerinizi ve yaratıcılığınızı göstermek için müthiş bir yol! Yaptığınız işle ilgili en çabuk ve objektif geri beslmeyi alabileceğiniz yer internet olsa gerek. Ayrıca web site tasarımı yaparak, internet teknolojilerinin öncülerinden birisi olacak, bunun bir işin ötesinde bir hobi olduğunu görecek ve her geçen gün bu alandaki yeni teknolojik gelişmeleri sizinle aynı mesleği yapan kişilerle beraber öğrenme, ve tecrübe etme şansını yakalayacaksınız.


Web site tasarımı, programlaması, idaresi farklı kişiler için farklı anlamlar ifade edecektir. Bir websitesini sadece tasarlamak anlamına gelebilceği gibi, veritabanına dayalı, içerik özellikli bir site, yada her ikisini de kapsayan bütün bir sitenin inşa edilmesini ve ayakta tutulmasını ifade edebiir. Bu yüzden müşteri size “Bana bir site lazım!” dediğinden onun ne istediğini ve sizin neleri yapabileceğinizi ortaya koymanız gerekiyor.


Etraftanızda müşteri ilişkileri olmayan, işini doğru yapmayan, cesur ve olması grektiği gibi müşteri ihtiyaçlarını karşılmayan sizinle aynı ünvanı paylaşan insan var. Bunlar portföylerini GeoCities‘de komşu kızına yaptıkları sitelerle oluşturmuşlar, ve sitelerine koydukları iri .gif animasyonları, büyük “splash” sayfaları ile sanki ziyaretçileri sabır testinden geçirmeye çalışıyorlar.

Diğer yandan şirketler web sitelerinin yapımını daha dün ilk websitesini “pokemon”lar üzerine yapmış bir afacana teslim etmek istemiyorlar. Ve bu henüz yeni bir alan olduğundan bu konuda bilgisi olmayan birisinin, profesyonel bir tasarımcı ile, bir afacanı birbirinden ayırması oldukça zor.

Bu çok aldatmacalı bir yaklaşım tarzı aslında. Zoque.com/forum‘da sitelerini görüp sonra 12-13 yaşlarında olduklarını öğrendiğimde hayretler içinde kaldığım üyeler var. Böylesi küçük yaşta oldukça başarılı tasarımlar yapanlara hayretle bakıyorum.

Diğer yandan belli bir yaş üzerindekilerin müşterileriyle ilgilenme, ve işleriyle ilgili prensipler söz konusu olduğunda daha fazla “gerçek hayat” tecrübesine sahip oldukları su götürmez. Şirketler de işlerini 14-15 yaşındaki birine teslim etmektense daha olgun birilerine teslim etmeyi tercih ediyorlar.

XML, XHTML, WAP, gibi kelimeler ortalıkta dolaşırken, bütün bu teknoloijk yenilileri takip etmek, ve yukarıda olmak gerekiyor. Hemen XML ile sayfalar yapın, yatığınız sitelere WAP desteği ekleyin demiyorum, bunun için henüz erken. Ancak, yeni trendleri takip edin ve bunu yaparken internetin çok geniş bir insan kitlesine hitap ettiğini, ve herkesin -donanım ve bilgi olarak- sizin kadar ileri teknolojiye hazır olmadığını da aklınızdan çıkarmayın.

Bu, senin bu işi ne kadar ciddiye aldığınla alakalı. Ben kendi adıma buna bir iş olduğu kadar, bir hobi olarak ta bakıyorum, hayatımı buradan kazanıyorum, ve bana kalsa ömrümünn sonuna kadar websitesi tasarlarım. Bazı tasarımcılar bu lana sadece kolay para kazanım alanı olarak grüyorlar. Her iki bakış açısının da kendine göre getiri ve götürüleri var, ancak her hâlükarda tasarımcı işini doğru yaptığı, müşteri ihtiyaçlarını olması gerektiği gibi karşıladığı müddetçe, ortaya çıkan ürünün önemi artar.

Birçok konuda olduğu gibi bu işte de fiyatlandıma subjektif. Müşteriniz ne kadar ödüyorsa o kadar para kazanırsınız, bu her zaman yapılan işin değerini belirlemez. Elinizde kayde değer bir portföy yoksa, potansiyel bir müşteriyi ikna etmeniz ve iyi bir fiyat çıkarmanız zor olacaktır. Ancak, portföyünüz genişledikçe, adınız duyulmaya başladıkça, ve hepsinden önemlisi bir tarzınız oluşmaya başladıkça yaptığınız işlere biçilen fiyatlar artacaktır.


İnternette yazım rehberi

Posted: Ocak 23rd, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: İnternet | No Comments »

aftermath yazarken‘i hazırlayarak hem bildirgeç, hem diğer Türk siteleri için büyük bir açığı doldurmuştu.

Aslında şu an bile internet -hâlâ- daha çok metne dayalı bir platform olmasına rağmen, henüz internet kullanıcıları/yazarları için hazırlanmış ortak bir yazım kılavuzu yok. Mevcut yazım kılavuzuları daha çok “amaca/siteye yönelik” hazırlanmış şeyler (yazarken‘de olduğu gibi).

Burada, Merriam-Webster, Economist Style Guide, The Elements of Style, iTools Lanuage Tools, Foldoc kullanılarak internette yazan kişiler için klasik medya araçlarında kullanılandan farklı olan yazım kurallarını içeren bir rehber hazırlanmış. Mükemmel bir şey değil, ama kapsam ve anlaşılırlık açısından şidiye kadar gördüklerim arasında en iyisi. Rehberde tire, “emoticons”, kesirler, şirket isimleri, büyük/küçük harf, kısaltmalar, linklerin kullanımı gibi daha birçok konuda yazım önerileri var.

Ayrıca, rehber internette yazarken dikkat edilmesi gereken temel birkaç ilke de sıralamış:

  • Asıl konudan bahsedin. Uzun cümleler ve tabirler yerine, kısalarını kullanmaya çalışın, gereksiz kelimeler kullanmayın.
  • Basit olsun. Bir düşünceyi bir kerede anlatın, ve düz bir yazı dili kullanın.
  • Bir anlam ifade etmiyorsa, metaforlar, karmaşık cümle yapıları, teknik terimler kullanmayın, dil oyunlarından kaçının.
  • Alaycı ve küçümseyici sözler kullanmaktan kaçının; yapamadığınız durumlarda bunu söylemekten çekinmeyin.
  • Okuyucularınızın yazdıklarınızdan hangisinin sizin fikirleriniz, hangisinin alıntı olduğunu bilmelerine izin verin, başka yerden bir alıntı yaptığınızda bunu belirtin.

Zaman makinası nasıl çalışıyor?

Posted: Ocak 22nd, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: İnternet | No Comments »

Geçtiğimiz Kasım’da hepimize “olur mu, canım?” dedirten, hem fikir hem de uygulama olarak internet’teki en büyük yenilikler birisi “Wayback Machine“.

Bütün o kafa bulandıran yapısın altında sitenin veritabanında 100-terabyte’lık bir bilgi 400 ayrı makinada saklanıyormuş. Ve bir kıyas yapılacak olursa, bu boyutlarla Wayback Machine arşivi 20 milyon kitaplı Library of Congress‘ten yaklaşık 5 kat daha büyük bir içeriği sahipmiş. (şimdilik tabii.)

Bu sitenin fikir babası Brewster Kahle ile yapılan röportajda , bu kütüphanenin ne kadar yer kapladığı, bilgilerin kaç makinada tutulduğu, kullanılan makineledeki işletim sistemi, siteleri dolaşıp kopyalarını alan yazılımın dili, kendilerinin “open-source” hakkındaki düşünceleri vs. gibi kafanızdaki birçok soruya yanıt bulabileceksiniz.


Websitesini oluşturan elemanlar

Posted: Ocak 21st, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Web Tasarımı | No Comments »

Hergün yüzlerce menü görüyor, onlarca “checklist”i işaretliyor, formlar dolduruyor, bilgi gönderiyor, sepete atıyoruz.

Bir sitenin tasarımı denince akla sadece grafikler, “grid”lerin yerleri, menünün boyutu, renkler vs. geliyor, ancak bütün bu makyajın altında bir sitenin çatısı durumunda ve siteyi diğerlerinden ayıran temel etkenlerden olan sayfadaki farklı elemanların sunuluş biçimi, kullanıcıların siteden beklentilerini karşılamadaki ve kullanım kolaylığını sağlamadaki yeterlilik göz ardı ediliyor.

En başta bahsettiğim bir sayfadaki çeşitli elemanların herbiri kullanıcı için bir deneyim niteliğinde.
Örneğin Bread crumbs (google q=Bread crumbs), Double tab (google q=Double Tab), Meta Navigation (google q=Meta Navigation), Outgoing Links (google q=Outgoing Links), Split Navigation (google q=Split Navigation), Repeated Menu (google q=Repeated Menu) gibi navigasyon tekniklerinden hangisinin kullanılmasının daha iyi olacağı, haberler, listeleme, sayfalandırma, siharbazlar, bölüm ve dil seçimi, site haritası gibi bölümlerin ne kadar amacına ulaşabilir nitelikte olduğu da bir siteyi başarılı/başarısız kılan etkenlerden.

interaction design“‘da çokça kullanılan “pattern language”‘le ilgili google‘dan birçok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Benim ilgimi çeken birkaç makale:


Yeni tasarım ne kadar gerekli?

Posted: Ocak 18th, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Web Tasarımı | No Comments »

Sitenizi yapalı uzun zaman oldu (belki henüz uzun zaman bile geçmedi üzerinden), ancak sitenin görüntüsünden sıkıdınız ve yenilemek istiyorsunuz. Gerry McGovern makalesinde ziyaretçilerin zamanla alıştıkları site yapısına yeni bir tasarımdan sonra yabancılaşabileceklerini, bu yüzen yeni tasarım için yeniden düşünmeniz gerektiğini söylüyor.

Makale örnek olarak Yahoo‘yu gösteriyor ve Yahoo‘nun 7 yılı aşkın süredir aynı tasarımını korumasının bir nedeni olduğuna işaret ediyor. Makaleye göre insanlar, internet söz konusu olduğunda olduça tutucu davranıyorlar, daha önce gördükleri bir şeyi geri döndüklerinde aynı yerde bulmak istiyorlar. Dahası kullanmaya alıştıkları bir yapıyı yeniden keşfetmek için uğraşmak onları hem rahatsız ediyor, hem de internetteki güvensiz başıboşluklarına bir güvensizlik daha ekliyor.

Sonuç olarak, sitelerin çoğu artık kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamadıkları için değil, site sahibi mevcut tasarımdan sıkıldığı için değiştiriliyorlar. Makalenin önerisi, yeniden tasarıma gerek duyulduğunda, bunun getiri ve götürülerinin iyice hesaba katılması gerektiği yönünde.


Usability news // okunmalı!

Posted: Ocak 18th, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Web Tasarımı | No Comments »

Usability News‘in bu sayısında fontlar, “banner”lar, linklerin yerleri ve arama sonuçları üzerine makaleler yer alıyor. Kesinlikle favorilere eklenmeli, çıktısı alınmalı vs.


Yanlış bildiklerimiz?

Posted: Ocak 16th, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: İnternet | No Comments »

Apple, “A special message to windows users” ‘da Windows kullanıcılarının Mac’lerle ilgili en yaygın yanlış bilgilerini sıralamış. (ters bir propaganda yönteminden başka bir şey değil aslında.)

Yanlış 1: Herkes Windows kullanıyor.
Yanlış 2: Mac’ler PC’ler uyumlu değildir.
Yanlış 3: İhtiyacım olan yazılım Mac’te mevcut değil.
Yanlış 4: Microsoft Ofis Mac’te çalışmaz.
Yanlış 5: Windows Mac’i yakaldı. (bunu özellikle dikkat! “It can’t be denied that Microsoft has made a good business out of copying the innovative Mac OS, şeklinde resmen “XP Mac Os’tan araktır” diyor.
Yanlış 6: Mac’lerin kullanımı PC’lerden daha kolaydır.


RSS 0.92

Posted: Ocak 16th, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Web Tasarımı | No Comments »

0.92: A Step-by-Step Beginner’s Guide to Creating Your First Document yeni başlayanlar için temel olacak nitelikte bir RSS 0.92 yardımcı yazısı.

Sitenizin içeriğini daha geniş kitlelere nasıl ulaştırabileceğinizi, avantajlarını ve aklınıza ilk başta gelebilcek buna benzer soruları cevaplarken adım adım kendi RSS dosyanızı oluşturmanız çin yollar sunuyor.


Kazanan* siteler

Posted: Ocak 10th, 2002 | Author: İsmail KIRTILLI | Filed under: Web Tasarımı | No Comments »

Nielsen/NetRatings ve Jupiter Media Metrix araştırma şirketlerinin Ekim 2001 itibariyle açıkladıkları, AOL Time Warner, Yahoo!, MSN , Microsoft , eBay , Amazon , Lycos , About , Google , Walt Disney InternetGroup‘dan oluşan 10 şirketi başarılı kılan ortak özelliklerin neler olabiliceğinden yola çıkarak bu sitelerin ana sayfalarını incelemişler.

Sayfalar incelenirken fontlar, renkler, link stilleri, navigasyon, site başlıları, sayfa genişliği, javascript kullanımı, css kullanımı ve dosya boyutu gibi kriteleri dikkate alınmış. Makalenin yorumuna göre, web sitelerinin ana sayfaları genel olarak amaç, tasarım ve özellikle navigasyon konusunda benzersiz olması beklenirken, bu 10 sitenin birbirlerine benzerliklerinin şaşırtıcı derecede fazla olduğu ortaya çıkmış.

Ana sayfanın sitenin en fazla dikkat gösterilen bölümü olduğundan yola çıkarak, bu sayfanın görütüsünün aynı zamanda bu şirketlerin mevcut web tasarımı felsefesini de göstereceğinden bütün incelemeler bu sayfa üzerinde yapılmış.

Fontlar.
“Verdana”nın kolay-okunur görüntüsü, ve rahatsız etmeyen biçimi onu lider yapmış gözüküyor. Aol, Microsoft , Lycos, About ve Disney ana font olarak “Verdana”yı kullanmışlar. İkinci olarak yine okunması kolay, Arial ve ardından da varsayılan font olarak “Times New Roman” geliyor. Yahoo!, MSN ve bazı bölümlerde eBay font face’i varsayılan olarak bırakmayı seçmişler.

Artalan.
Tahmin edilebileceği gibi beyaz artalan olarak en çok kullanılan renk durumunda. MSN ve Microsoft‘un kısım kısım mavi (genelde açık tonlar) kullanmasının yanında Disney‘in özellikle tamamen mavi (koyu) artalanı diğerlerinden oldukça farklı görünüyor.

Renkler.
Makalede hepsinde mavinin yaygın olarak kullanıldığı söylemiş, bana sorarsanız bu biraz tartışılır. (mesela, yahoo! da link stilleri haricinde mavi???!?!?)

Link Stili.
Bu 10 site arasında en popüler kullanım varsayılan link stilini kullanmak (yani mavi altı çizili) Microsoft ve MSN diğerlerinden farklı olarak linklerin altında çizgi kullanmamayı seçmişler.

Üst Navigasyon Sistemi.
10 sitenin 10′u da üst navigasyon sistemi kullanıyorlar ,hatta ufak istisnalar dışında en temel biçim dışına bile çıkmadan birbirine çok benzer yapılar kullanmışlar. Bazıları (amazon mesela) birkaç sıra navigasyon kullanmış. Bunun altında kullanışlılık teorisinin, böylesi bir navigasyon sisteminde bir kullanıcının tahammül edebileceği en fazla link sayısının 7 yada 8 olarak belirtmesi yatıyor olabilir (çok muhtemeldir ki, bu sayfaların en yoğun şekilde iddia ettikleri şey, kullanıcı dostu oluşları).

Sayfa Başlığı.
AOL, MSN ve Microsoft “Welcome …” diye başlamışlar, kalan 7 site ise URL adreslerini kullanmışlar yada isimlerini olduğu gibi yazmışlar..

Javascript.
Google en az olmak kaydıyla sitelerin tümü javascript kullanıyor.

CSS.
Sitelerin birbirlerinden ayrıldıkları en temel noktalardan biribu; bu 10 site arasında CSS kullanımı ile ilgili bir çeşitlilik gözleniyor. 3 site hiç CSS kullanmıyor (Yahoo!, Disney, eBay) , 3 site internal olarak ana sayfada CSS kullanıyor(Google, Amazon, AOL), kalan siteler de external CSS kullanıyor, bunlar arasındaki .css dosyası boyutu rekorunu – yaklaşık 50kb’lik bir dosya ile – MSN elinde tutuyor.

Dosya Boyutu.
Dosya boyutlarında eBay‘ın sayfası 176kb ile en büyükdosya iken, Google 14kb ile en küçük boyutlu ana sayfaya sahip site.

Makalenin aslını buradan okuyabilirsiniz.