Birşey var, hissediyorum …

Kullanışılılığın sıkıcılık, … olduğu bir noktadan, bugün artık iş ilanlarında Jacob Nielsen’in adını gördüğümüz bir döneme geldik.

Kullanışlılık artık “catchy” bie kelime haline geldiği için, sırf laf arasında geçmes, ürün özelliklerinde olması bile sattığı dönemden, artı yavaş yavaş … detekleyici olarak kullanılmasının genel bir kabul haline gedliğini söylyebiliriz sanıyorum.

. Bunun birazdan anlatacağım algı ve duygularımızın davranışlarımza etkileriyle büyük alakası var.

Kullanışlılık kendi başına, aşırı faydacı bir yaklaşım tarzını barındırıyor. Çoğu zaman sıkıcı, temel kriterlerimiz olsa da, yalnız başına inceleyip, diğer parametreleri hesaba katmadan bir ürün, uygulama, hizmetle ilgili değerlendirme yapmamıza izin veren yeterli bir kriter değil.

2001′de çılgınlar gibi “kullanışlılık” diye ortaya çıktığında, çok uç noktalarda sitelr bulabiliyorduk, bakın bu kullanışı, işte bu da kullanışsız gibi. Bugün çok daha gri noktalarda dolanıyoruz, o yüzden eskiden bunu anlatmak çok daha karaış gelebilridi ama artık, kullanıcı motivasyonu, kullanıcı deneyimi, marka deneyimi gibi konulardın yardımı olmadan kullanışlılığı salt bir kriter olarak değerlendirmek mümkün gözükmüyor.

Çalışmanız sonucunda ortaya çıkan “ürün”ün kullanışlı olması nihai amacınız olabilir. Useit.com, 37Signals.com yada ismailk.net’in tasarımlarının basitliği buna örnek olabilir. Bu siteler kullanışlılığı temel iletişim mesajlarından biri olarak seçtikleri için buna uygun olarak bütün imaj ve marka deneyimlerini kullanışlılık üzerine kurmuş sitelerdir.

Bu siteler asıl hedeflerine ulaşmak için kullanışlılığı destekleyici, yardımcı bir etken olarak kullanmanın yanında, amaçları da zaten kullanışlılığı destekleyici bir mesaj vermektir. Bu durumda kullanışlılık, daha geniş bir hedefin yeriene getirilmesinde, kullanıcılara kolaylık sağlayacak, işlerini kolaylaştıracak, hedefin amacına ulaşmasınada teknik yada uygulamasal zorlukları ortadan kaldıracak .. bişey olmasının yanında, mesajın kendisi de demek oluyor.

Amacımızı net koyalım: Amacımız kullanıcılara ulaşmak, mesajımızı iletmek, onlara belli görevler yaptırmak. Bunları yaparken, amacımızın sekteye uğramaması için kullanışlılığı kullanıyoruz.

Kullanışlılık kısmen kolay birşey o zaman, öyle mi? Hayır, hedefin, iletişim mesajının kendisi kadar önemli. Kullanışllık yüzünden bütün bir mesaj, bütün bir çalışma hüsrana uğrayabilir, ama tekrar söylemek isterim, nihai hedef değildir. Nihahi hedef, kullanıcının mesajı alması, üürünü satın alması, siteyi kullanması, görevi yerine getirmesidir.

Kullanışlılık tek başına bir işin yapılmasını sağlayacak bbir etken değil.
Kullanıcı Duygularımızın okşnmasını isteriz. Hoşmuza giden şeyleri daha çok kullanırız. Hatta bazen sırf duyularımıza hitap ettiği, zevkimizi …, bizi heyecanlandırdığı için kullanırız.

Örneğin, bayan giysilerinin çoğu kullanışlılıktan ziyade sanki insana eziyet etmek için hazırlanmış gibidir, ama bayanlar herşeye rağmen bunları kullanıyorlar.

Kullanıcıları motive ederken pek çok kriter devreye giriyor;

- Duyular.
- renk.
- tasarım,
- duygularımız
- marka değerleri: güven, prestij vs.

Bütün bunlar sonucunda deneyimlerimiz oluşuyor. Kullanışlılık ise deneyimlerimizin sekteye uğramaması…

Kullanıcı deneyimi ve kullanıcı motivasyonu arasında çok sıkı bir ilişki var. Gerçek hayattan birkaç örnekle, duygularımızın satın alma, ve hareketlerimizi nasıl motive ettiğini göstermek istiyorum.

This entry was posted in Web Tasarımı. Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>