Web 2.0 konusunda neden yazmıyorum?

Kendisine her zaman saygı duyduğum üstat Paul Graham, kendisiyle yapılan Web 2.0 söyleşisinde internetin geleceğiyle ilgili şunları söylemiş:

Web 3.0 gibi birşeyin olacağından şüpheliyim. Bence o kadar çok insan yeni teorileri için “Web 3.0″‘ı kullanıyor ki zamanla bu kelime güvenilirliğini kaybedecek, ve bu ismi hakedecek derecede büyük bir değişimin zamanı geldiğinde kimse bu terimi kullanmak istemeyecek. “Web 2.0″ zaten güvenilirliğini yitirme noktasına geldi… “Web 3.0″ muhtemelen şimdiden öldü.

Temel soru olarak, evet, kesinlikle her dâim geçerli olacak eğilimler var. Birisi kullanıcılara odaklanmadaki artış. Bunun umut veren birkaç çeşidi var. En belirgin olanlar tamamen kullanıcılardan oluşan sosyal ağlar. Ama daima alt türler de olacak–önemli haberlerin kullanıcıların oylarıyla belirleneceği haber siteleri, örneğin Digg ve Reddit, ve insanların kendi şeylerini gönderdikleri, Blogger ve artık YouTube gibi siteler. Bu “şeyler” bugün “user-generated content” olarak adlandırılıyor ama artık bir kabul halini aldığında daha kısa bir isimle anılır olacaktır.

Devam edecek diğer bir eğilim web-temelli yazılımlar. Bu doksanlarda başladı, ancak bugün bununla ilgili o kadar çok şey yapabiliyoruz ki geleceğin burada olduğunu herkes görebilir– hatta Microsoft. Bence 20 yıl içinde insanların kullandıkları yazılımların çoğu sunucularda çalışıyor olacak.

Aynı zamanda devam edecek sosyal bir eğilim de var: yeni işletmeler giderek iş adamları yerine teknisyenler tarafından idare edilmeye başlanacak. Pek çok diğer alanda olduğu gibi, Google gelecek için bir örnek. Google’da yazılım uzmanları hakim, ve bu yüzden Google kazanıyor.

Balon (dot gone furyasından bahsediyor) döneminin yeni işletmelerinin en temel özelliği, önce iş adamları tarafından kurulması, daha sonra bunların kendilerine fikirlerini uygulayacak yazılım uzmanları aramasıydı. Bu model 1960′da işe yaramış olabilir, ama 1998′de pek işe yaramadı, ve her geçen yıl bu daha da iyi anlaşılıyor. Bence gelecek yazılım uzmanlarının. Teknoloji hiç olmadığı kadar iş dünyasının bir elemanı haline gelmiş durumda, ve tabii ki güç yönetim yada finansta uzman olanlardan çok bu alanda uzman olanlara geçmeye başlamış durumda.

Yazmaya ara verdiğim 3 senelik dönemde bana sorulan ve en çok merak edilen konulardan birisi Web 2.0 oldu. Powazek‘i hayatında duymamış adamların “user-generated content”ten bahsettiği, bazı seminerlerde bazı sitelerle ilgili cadı avına çıkıldığı, Web 2.0 hakkında saatlerce konuşulup, sonunda “eee, yani?” denilen seminerle dolu çok konuşulup anlamlı tek tük lafın edildiği bir dönemde, ortalıktaki bu bulanıklık beni bir yandan eğlendiriyor, bir yandan da yazmamakta ne kadar haklı olduğumu gösteriyor.

Mehmet‘in sitesinde henüz yapı olarak bizde temelleri olgunlaşmamış modellerin yurtdışından iyice anlaşılmadan alınmasıyla ilgili fikrimi yazmıştım. Ama hala “context”i dikkate almadan, kolaycılık konusunda ısrarlı olanlara yeni eğilimlerle ilgili bunun gibi araçları öneriyorum.

Daha önceleri bu sitede nasıl XHTML, semantik web, web standartları, topluluk kavramı, marka ve tasarım konularından bahsettiğimiz halde Mozilla muhabbetlerine hiç girilmediyse, Google çığırtkanlığı yapılıp, Microsoft eleştirilmediyse bundan sonra da semantik web, kullanıcı odaklı tasarım, web standartları, topluluk siteleri, marka ve tasarım konularından bahsederken, “user-generated content”, kullanıcı odaklılık, istemci taraflı scriptlerdeki yaygınlık = Web 2.0, semantik web ve web standartları = Web 3.0 gibi kolaycı eşitlikleri siz kendi kafanızda kurmak durumunda kalacaksınız.

This entry was posted in İnternet. Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>