Kullanışlılık neden zor?

Kendi davranışlarımızı ölçü kabul etmek, tasarımlarımızı kendi zevklerimize ve anlayışımıza göre yaptıktan sonra başkalarından da aynı anlayışı ve tepkiyi beklemek en büyük yanıgılardan biri. İnsanların belli noktalarda belli ortak tepkiler gösterdiğini varsaysak bile, bunun içgüdsel olarak belirlenebileceğini düşünmek kolaycılık gibi gözüküyor.

Adam Smith yazıda kullanşlı bir yapı tasarlamanın neden bu derece zor olduğundan bahsediyor. Kendisinin üzerinde durduğu en temel nedenlerden biri de yine başında bahsettiğim yanılgı.

Yazı bize, şunları şunları yapın gibi maddeler halinde tavsiyeler vermiyor, ancak tamamını okuduğunuzda çok geniş bir çerçevede “kullanışlılık” kavramının genel anlamıyla hayatımızdaki yeri, bilgisayarla olan ilişkimizin anlayışımıza etkisi, ve bir tasarımcı olarak görevimize kadar farklı sorunları örneklerle tartışıyor.

Bir tasarımda kullanışlılığın gereği konusunda henüz ikna olmadıysanız, okumaya devam edin.

genel kanı diye bir şey yoktur.

“Genel kanı” dediğimiz şey ampirik bir bilgi değildir; tamamen bizim tecrübelerimze dayanır. Bazı davranışlarımız diğerlerine göre daha geneldir belki, ancak hiçbirini insanlara mâl etmek doğru olmaz.

Örneğin, web tasarımcıları için bir sayfadaki “mouseover” efektini farketmek çok normal bir şey iken, bir son kullanıcı için bu hiç düşünülmeyecek, hata anlaşılmaz gelebilir.

Bir tasarımı, son kullanıcı için anlaşılır ve kullanışlı yapabilmek için tasarımcı iki şeyi iyi yapmalıdır: Birincisi, kendi genel değerlerini, bunlar sanki herkes için aynıymış gibi tasarımını uygulamamalı, ikincisi ise, mümkün olduğu derecede hedef kitlesinin genel özelliklerini anlamalıdır. Bazen dayanak olabilcek hiçbir genel ölçü bulunmayabilir. Bazen de herkes için aynı doğrular bulabilir. Bunu tesbit etmenin en kolay yolu da son kullanıcıyı dinlemek ve onu gözlemektir.

amaçların, eylemlerin ve stratejilerin anlaşılması.

Kullaşılı bir tasarım yapma yolundaki zorluklardan birisi insanların bizim tasarladığımız nesneleri kullanmalarının temel nedenini anlamaktır.

Amaç, insanların başarmaya uğraştıkları şey olarak açıklanabilir. Eylemler bu amaca ulaşılması için atılması gereken adımlar, ve strateji de bu eylemleri nasıl uyguladığınızdır. Örneğin, birisi bir çim biçme makinası almak için bir websitesine geldiğinde, amaç çim biçme mkinası almak değildir, amaç çimleri biçmektir. Eylem bir çim biçme makinasının alınması ve strateji de bir çim biçme makinasının alınması için websitesine gidilmesidir. Bu önemli çükü, stratejiler ve eylemler değişebilir ve buna rağmen amaç başarılabilir. Eğer bir websitesi, bir kullanıcnın isteğini yerine getiremiyorsa, kullanıcı stratejisini değiştirip, örneğin, alışverişini caddedeki bir dükkandan yapabilir, böylece hem eylemi yerine getirmiş hem de amacna ulaşmış olur.

gerçek amaçların analiz edilmesi.

Bilgisayarı her türlü ihtiyacımız için gün boyunca kullanan bizler için bilgisayar, ihityaçlarımızı karşılamamız için en basit ve rahat yol oluyor, çünkü zaten zamanımızın çoğunu bilgisayar başında geçiriyoruz.

Ancak insanların çoğu, bilgisayarlarını web sitesi yapan yada yazılım geliştiren kişilerin kulandığı yoğunlukta kullanmıyor. Birçok kişi bilgisayarı bir yazı makinası olarak görüyor. Bilgisayarları seviyorsanız, bütün bu amaç/eylem/strateji çemberi tersine dönebilir. Bilgisayarı kullanmak sizin amacınızdır, strateji ve eylemler bu amaca hizmet eder.

Öyleyse, kullanışlı sistemler tasarlarken yaplıması gereken öncelikle işlerden birisi, bilgisayarı tamamen unutmak, onun yerine amaçlar üzerine odaklanmak olmalıdır. İşlerini bilgisayar olmadan daha kolay ve rahat bir şekilde yapmaya alışmış birinin önüne sadece bir bilgisayr koymak çok da ilginç ve faydalı bir eylem olmayabilir. O insanların bundan fayda görmeleri için, bilgisayarın belli bir avantajı, işe yarar bir yönü olması gerekir.

Bir tasarımın gerçekten kullanışlı olup olmayacağının anlaşılması ve amaçların doğu şekilde tesbit edilmesi tasarımcının ilk görevlerinden biri olmalı. Bu anlamda, kullanışlılık ve arayüz tasarımı renkler butonlar, yada rollover’la tanımlanabilecek birşey değildir. Bu daha çok, insanların bir tasarımı hangi amaçla kullandıklarını da içeren daha büyük bir sorunsalın bir parçasıdır.

zorluğu başka yerde aramak.

Bir araba satın almak isteyen müşteri için zorluk mevcut arabları öğrenmek, en iyi fiyatı bulmak ve arabayı satın almaktır. Sonuçta zorluğu yenip amaçlarına ulaşacaktır. Çok açık şekilde, buradaki amacın bilgisayrlar, arayüzler vs. ile bir ilişks yoktur. Bir araba alıcısı için tatmin bir detayı öğrenmek, yada doğru seçimi yaptığını hisstemisiyle mümkün olabailir iken, bir web tasarımcısı için bu, yeni şeyler bulmak, “web”in yeni imkanlarını keşfetmek, yeni arayüzler tasarlamak ile mümkün olabilir. Ve bir web tasarımcısı olarak siz, ne derece kendi sorunlarınız için bulduğunuz, sanki kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap olacakmış gibi sunarsanız, o derece kullanışsız siteler yaparsınız.

kişileri anlamak

Amaç ve eylemleri mâkul şekildeortaya koyduğunuzda, artık “kişiler” ile olan mücadelenize başlayabilirsiniz. İnsanlar bazen kendilerinden beklenmeyecek hareketler yapabilir, yani olağan durumlarının dışında farklı tavırlar gösterebilirler. Anacak bütün bu tutarsızlıklarına karşın, bütün insanların paylaştığı ortak bazı noktalar vardır. Bunlar psiklojinin “insan faktör”leridir. Daha önce bahsettiğim gibi bizlerin anlama, kavramsallaştırma ve düşünme konusundaki becerilerimiz oldukça kısıtlı – örneğin, insanların çoğu altı yada yedi ayrı parçayı aynı anda aklında tutamıyor, ancak biz bu zaâfiyetlerimizi yenmek ve becerilerimizi genişletmek için bazı fantastik metodlar bulmuşuz.

Bu kısıtlı becerilerimizle yaşamaya o derece alışmışız ki, artık böyle eksikliklerimiz olduğunu bile unutmuşuz. “İnsan hatası” genelde birşeyler kötü gittiğinde sorgulanır yada suçlanır, ancak bu hata genelde tamamen tahmin edilebilir bir eskiklik için gerekli önlemin alınmamaısndan kaynaklanan bir tasarım hatasıdır. Gerçekten de genelde suçladığımız şey bir tasarım hatasıdır. Çünkü biz kendimizi aslında olduğumuzdan çok daha iyi şekilde işlyor gibi görüyoruz, bu sanki bir makinadan sorumlu kişinin uyuyarak, makinanın üzerinde yanan kırmızı ışığı görmemesi gibi birşey. Kullanışlı olmayan sistemler insanların ne göreceği, ne anlayacağı, ve ne hatırlayacağı üzerine uzun uzun varsayımlar yaparlar. Tasarımcılar ise ısrarla, “insan faktörü”nün farkında olmalıdırlar. Sadece son kullanıcıların kabiliyetleri, ve eksiklikleri hakkında değil kendi eksiklikleri ve bunların tasarım sürecine etkilerini de gözden geöçirmeli ve dikkate almalıdırlar.

En basitinden bizler, kendimizi türümüzün tam bir numûnesi olarak görüyoruz. Çoğumuz sosyal olarak, bize benzemeyen yada alışık olmadığımız durumlarla ilgili düşünme konusunda fazla vakit ayırmamaya alıştırılmışız. Sonuçta da biz ile onlar arasındaki farkı anlama ve kabullenmede başarısız oluyoruz. Bu “insan faktörü”nün de ötesinde sosyoloji ve kültürel antropolojin alanına giriyor. Birlikte uzun zaman geçiren iki insan arasındaki derin farklardan tutun da, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan, faklı kültürlere ve deneyimlere sahip insanlarıa kadar , kısaca çaba göstermden birbirimizin merâmını anlama yetisine sahip değiliz.

ortam.

Eylemlerin, amaçların, insan faktörlerinin, psikloji, toplum ve kültürün etkilerin temelinin anlaşılmasıın yanında, bir de ortam faktörü var. Tasarımlar asla bir kendi başlarına, bağımsız şekilde bulunamaz. Kahve makinasından, bir CAD programına kadar her türlü tasarım, diğer araçlar, ortamlar ve zamanlarla etkileşimli olarak varolur.

sonuç.

belli birbir ortam, insan faktörü ve amaç/eylem/strateji – bunlar kullanışlı bir tasarımın temel taşları. İnsanların beğendiği kullanışlı bir sistem tasarlayabilmek için, bütün bunları kendi başlarına ve bir bütün olarak anlamak gerekiyor. İşte bu yüzden kullanışlı sistemler tasarlamak bu kadar zor.

This entry was posted in Web Tasarımı. Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>